İş yerinde uyuya kalan bir kişi, rüyasında kendisini sahilde uyurken, sahilde uyurken de kendisini çocuğuyla birlikte vakit geçirirken görebilir. Diğer bir deyişle rüyasının içinde rüya görebilir, maddesel hiçbir gerçeklik olmamasına rağmen... |
Bu durumu rüyanın içinde rüya görmeye de benzetebiliriz. Rüyada da hiçbir maddesel gerçeklik olmamasına rağmen son derece gerçekçi duygular yaşayabilir, hatta günlük hayatımızın bir parçası olarak uyuyup uyandığımızı zannedebiliriz. Hatta rüyamızın içinde gördüğümüz rüyanın ne kadar gerçekçi olduğunu, rüyamızdaki arkadaşlarımıza anlatabiliriz.
Sonuç olarak yapay sinyallerle hayal gördüğümüz, sonra da bunun farkına vardığımız hissini yaşayabiliriz. Filmde bu tür bir gerçekle karşılaşan Douglas Hall, bu durumun şaşkınlığını üzerinden atamamaktadır.
Douglas Hall : Bunun gibi kaç tane simülasyon dünyası var?
Jane Fuller : Binlerce… Ama seninki, simülasyon içindeki simülasyon olan tek dünya. Hiç ummadığımız bir şey.