
Gerçeğe Çağrı (Total Recall) isimli filmde de, Vanilya Gökyüzü (Vanilla Sky) filminde olduğu gibi gerek başrol oyuncusu gerekse izleyiciler, yaşanan olaylardan neyin gerçek neyin hayal olduğunu ayırt edememektedirler. Filmin kahramanı gerçek olarak kabul ettiğimiz hayatında, Douglas Quaid adında bir inşaat işçisidir ve en büyük hayali Mars'a gitmektir.
Mars'ta yaşamın mümkün olduğu hayali bir dönemin canlandırıldığı filmde, burada terörist eylemler olmaktadır ve Mars'ın yöneticisi (Velos Cohageen), bu ayaklanmaları bastırmak için her türlü iş birliğine açık olduğunu bildirmektedir. Filmin kahramanı Douglas Quaid de Mars'a gitme ve oradaki bu olayları durdurma hayalleri kurmaktadır. Fakat eşi bu fikre karşı çıktığından, en son çözümü gerçeği kadar inandırıcı anılar yaşatan, diğer bir ifadeyle sanal tatil pazarlayan "Recall" adında bir şirkete başvurmakta bulur. Burada tüm detayların kişinin seçimine göre önceden ayarlandığı, gerçeğinden farksız ve aslından çok daha ucuz tatil imkanları sunulmaktadır. Hatta kişi dilediği takdirde, kendisinden farklı bir insan olarak, başka bir insanın kimliğiyle bu seyahati yapabilmektedir.
Filmin başrol oyuncusu Douglas Quaid de, para karşılığında Mars'a gittiğine dair 15 günlük anıların hafızasına yüklenmesi için bir anlaşma yapar. Bedeni bir sandalyedeyken, hafızasına verilen bilgilerle kendini Mars'ta gizli bir ajan olarak görebilecektir. Ancak bu bilgilerin zihnine yüklenmesi sırasında, bir aksaklık olur ve hafızasındaki bilgilerle daha evvel oynanmış olduğu ortaya çıkar. Ve filmin kahramanı gerçek olarak kabul ettiğimiz hayatında da, kendini Mars'taki olaylarla görevli gizli bir ajan olarak hissetmeye başlar.
Film boyunca Douglas Quaid'in hayatının ne kadarının gerçek olduğu, hafızasındaki anıların hangilerinin gerçekten yaşandığı, hangilerininse suni olarak oluşturulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. İlerleyen sayfalarda filmden alınmış bölümlerde göreceğiniz gibi, bu filmde de hayallerle gerçekler arasındaki ayırt edilemezlik sık sık vurgulanmaktadır.