Bir insanın geçmişi, aslında o insanın hafızasında yer alan bilgilerden ibarettir. Eğer bu insanın hafızası silinse, geçmişi kalmayacaktır. Gelecek ise insanların düşüncelerinden ibarettir. İnsan, geleceği için plan yapar, geleceğini düşünür. Ancak insanın düşünceleri de ortadan kaldırılsa, bu kez gelecek diye bir kavram da kalmayacaktır. Hafızası ve düşünceleri alınan bir insan için sadece içinde yaşadığı "an", yani "şu an" kalacaktır.
Gerçeğe Çağrı (Total Recall) adlı bu filmde de filmin kahramanının hafızasında birtakım oynamalar yapıldığı, bunun sonucunda zamanı ve çevresindeki olayları farklı değerlendirdiği anlaşılmaktadır. Filmde Douglas Quaid'in, daha evvel hafızasından silinmiş birtakım bilgilerin canlanması üzerine hayatında değişiklikler olur. Düşmanları tarafından takip edilmeye, hatta öldürülmeye çalışılır, ancak bu saldırıların gerçek mi yoksa bir zamanlar hafızasına yerleştirilmiş hayal dünyasına mı ait olduğu ayırt edilememektedir.
Filmin ilerleyen sahnelerinde Douglas Quaid kendisini takip eden birtakım insanlardan kaçarak evine gelir. Tüm olanları eşine anlattığında, eşi olanların gerçek olmadığına kendisini ikna etmeye çalışır.
Lori : ... Herşey sırayla. Neden casuslar seni öldürsünler?Eşinin de bir oyun içinde olmasından şüphelenen Douglas Quaid, ona gerçekleri anlatması için ısrar eder. Filmin aşağıdaki sahnelerinden de anlaşılacağı gibi, Douglas Quaid'in gerçek olarak kabul ettiğimiz hayatında da aslında hayali bir kimliği gerçek zannederek yaşadığı anlaşılır. Douglas, gerçekte bambaşka biridir, fakat hafızasına yüklenen bilgilerle kendini sekiz senedir evli bir inşaat işçisi zannetmektedir. Eşi, iş arkadaşı, kısacası tüm hayatı hafızasına yüklenmiş yapay bilgilerdir ve Douglas Quaid o güne kadar tüm bunları gerçek zannetmiştir.
Douglas Quaid : Bilmem ama Mars'la ilgili.
Lori : Sen oraya hiç gitmedin ki.
Douglas Quaid : Evet herşey tuhaf, ama ben Recall'a gittim.
Lori : O beyin kasaplarına mı? Ne yaptılar?
Douglas Quaid : Ben Mars için bir tur ayırttım ve sonra ... Recall'ı unut! Onlar beni öldürmek istediler!
Lori : Hiç kimse seni öldürmek istemedi.
Douglas Quaid : İstedi! Ama ben onları öldürdüm.
Lori : Bak Recall'daki adamlar senin beynini karıştırmışlar. Sen paranoid hayal görüyorsun.
Douglas Quaid : Bu da mı paranoid hayal? (elindeki kanları gösteriyor)
Douglas Quaid : Hadi konuş!Filmde işlenen bu konu bizlere şunu düşündürmektedir: Biz hafızamızdaki bilgilerin gerçek olduğu ön yargısıyla hareket ederiz. Oysa hafızamıza verilen bilgiler olmadan hiçbir şeyi bilemeyiz. Bu konuyu açıklayıcı kitaplarımızdan birkaç örnek alıntı şöyledir:
Lori : Ben senin karın değilim.
Douglas Quaid : Ya öyle mi!
Lori : Seni 6 haftadır tanıyorum. Evliliğimiz bir hafıza aktarımıdır.
Douglas Quaid : Ah?
Lori : Düğünümüzü hatırlıyor musun? Gizli istihbarat aktardı.
Douglas Quaid : Bizim arkadaşlarımız, benim işim, 8 senelik beraberliğimiz yalan mı?
Lori : İşin gerçek. Gizli istihbarat buldu.
Douglas Quaid : Saçmalık!
Lori : Senin kişiliğini yeniden yazdılar. Seni gözaltında tutmak için beni eşin olarak görevlendirdiler. Kusura bakma, ama tüm hayatın bir rüya.
Douglas Quaid : Peki ben ben değilsem, o zaman Allah aşkına ben kimim?
Lori : Bilmiyorum. Ben burada sadece görevimi yapıyorum.
- Bir insanın geçmişi hafızasına verilen bilgilerden oluşur. Hafıza silindiğinde insanın geçmişi de silinir. Geleceği ise düşüncelerinden ibarettir. Bu düşünceler olmadığında ise insanın sadece yaşadığı "an" kalır. (Hayalin Diğer Adı: Madde, s. 130)
- Zaman, beyinde saklanan birtakım hayaller arasında kıyas yapılmasıyla var olmaktadır. Eğer bir insanın hafızası olmasa, beyni bu tür yorumlar yapmaz ve dolayısıyla zaman algısı da oluşmaz. Bir insanın "ben otuz yaşındayım demesinin nedeni, beyninde söz konusu otuz yıla ait bazı bilgilerin birikmiş olmasıdır. Eğer hafızası olmasa, ardında böyle bir zaman dilimi olduğunu düşünmeyecek, sadece yaşadığı tek bir "an" ile muhatap olacaktır. (Zamansızlık ve Kader Gerçeği, s. 53)
Bir insanın geçmişi, aslında o insanın hafızasında yer alan bilgilerden ibarettir. Eğer bu insanın hafızası silinse, geçmişi kalmayacaktır. Gelecek ise insanların düşüncelerinden ibarettir. Hafızası ve düşünceleri alınan bir insan için sadece içinde yaşadığı "an", yani "şu an" kalacaktır. |